17 Şubat 2012 Cuma

Kamusal Sanat Laboratuvarı'nın Kent Kültürünü Geliştirmekte Üstlendiği Rol

    Kentli olmak sürekli değişen bir estetik kültürün parçası olmaktır. Estetik kültür, kent içinde mekansal gelişmeler kadar yaşam alışkanlıklarının değişmesinde de etkili oluyor. Bu etki çoğu yerde ekonomi, politika ve hukuk alanlarına da yansıyor ve böylece sınırları kenti aşıyor.

    Günümüzde sanatın, estetik kültürün gelişmesinde ne kadar önemli bir rol oynadığı tartışılmaz. Bu anlamda kent kültürünü geliştirecek bir estetik kültür, ancak daha fazla kişinin sanata ulaşabilmesi yoluyla anlamlı olur. Son dönemlerde İstanbul gibi metropol kentlerin özellikle mekansal ve sosyal gelişimi kültürel ve sosyal gereksinimler doğrultusunda değil paranın akışına tabi değişmektedir.

15 Şubat 2012 Çarşamba

Müzeci'nin Çantası

     İstanbul Modern Müzesi 15 Şubat Çarşamba günü saat 19:00’da Hollanda’dan Boijmans Van Beuningen Müzesi koleksiyonundan “La La La İnsan Adımları” ve İstanbul Modern Fotoğraf Koleksiyonundan “Dünden Sonra” adlı sergilerin açılışını yaptı. Kamusal Sanat Laboratuvarı sergi açılış kokteylinde “Müzecinin Çantası” adlı dijital çanta ile performans gerçekleştirdi. “Müzecinin Çantası” başlığıyla gerçekleştirilen sessiz protestoda; bir sanatçı elindeki ekranlı bir çantayla sergi salonu ve kokteyl alanında kimi zaman çantasını yere bırakarak kimi zaman da uzun uzun bir eseri inceleyerek konukların arasında yerini aldı.

14 Ekim 2011 Cuma

Çarpana

     ÇARPANA; Yörük kültürüne ait en ilkel dokuma biçimidir! Bağ dokumakta kullanılan delikli plakalar; el emeği ile, farklı desenler oluşturan pratik bir mekanizma olarak Anadolu’daki kültürler arasında yaygınlaştı. Başlangıçta çadırları birbirine ve zemine bağlamak amacıyla ve yük taşımacılıkta kullanıldı. Bir anlamda geçici olarak kurulan mekanı kalıcı hale getirmek için kullanılan bu bağ, zamanla Anadolu’daki ortak kültürün de simgesi haline geldi.

15 Eylül 2011 Perşembe

"...Emrinize Amadeyim Paşam"

     Uluslararası İstanbul Bienali 2007 yılından beri Koç Holding’in sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. Bu durum önümüzdeki on bir yıl boyunca da böyle devam edecek. Hatırlayacağınız gibi geçen seneki 11. İstanbul Bienali Bertolt Brecht'in "Üç Kuruşluk Opera" adlı eserinden yola çıkmış ve Koç hanedanlığı, Türkiye’de yaşayan sanatçılara, “İnsan Neyle Yaşar?” sorusunu sorarak bir çağrıda bulunmuştu. Sermayenin Brecht’i şevkatle bağrına basması tartışmalara neden olmuş hatta “İstanbul Beğenal, Direnal ve Alternatif Platform” yaratıcı eylemlerle de protesto etmişlerdi.

7 Temmuz 2011 Perşembe

Manifesto

     İnsana, doğaya, kültüre, bilime, sanata ve farklı yaşam biçimlerine karşı iktidarlar tarafından uygulanan boğucu şiddetin yarattığı öfke bizi bir araya getirdi.

     Kapitalizm kâbusunun şekillendirdiği mekânı, zamanı, çalışma koşullarını, insan ilişkilerini ve yaşamı değiştirmek için “somut düşünceler” üretmek isteyen herkese açık bir örgütlenmenin yakıcı ihtiyacı bizi bir araya getirdi.